|

|
Muhteviyat |
|
|
|
|
|
|

|
Resim Galerisi |
|
|
|
|
|
|

|
Ziyaretçi Defteri |
|
|
|
|
|
|

|
Önemli Telefonlar |
|
|
|
Belediye |
882 7468 |
|
Jandarma |
156 |
|
Polis İmdat |
155 |
|
Sıhhi İmdat |
112 |
Yangın |
177 |
|
Telefon Arıza |
121 |
Yangın İhbar |
110 |
|
Elektrik Arıza |
186 |
|
|
|
|
|
|

|
Telefon Rehberi |
|
|
|
|
|
|

|
Son Videolar |
|
|
|
|
|
|

|
Civar Köyler |
|
|
|
|
|
|

|
Duyuru |
|
· Sitemiz 2 Yaşında: Değerli Üyelerimiz Web Sitemiz... · Kasabamızın Nüfusu: Kasabamızın Nüfusu Kesin Olara...
Bütün Duyurular |
|
|
|
|
|

|
Yeni Vefat |
|
|
|
|
|
|

|
Vergi Numaranı Öğren |
|
|
|
|
|
|

|
İçerik |
|
|
|
|
|
|
Ellek Kasabası Bağımsız Web Portalına Hoş Geldiniz
Değerli Üyelerimiz, Site
Güncelleştirmelerinden haberdar olmak için Lütfen Hesabınız Bölümünden yada
BURADAN E-mail
adresinizi güncelleyiniz.
Daha Kaliteli Hizmet Alabilmek İçin Üye Olmalısınız; Üye
Olmak İçin Lütfen BURAYA
Tıklayınız.
|
|
|
|
Ellek Kasabası Bağımsız Web Portalı Haber Başlıkları
|
|
|
|
Osmaniye Radyo Televizyonu
|
|
|
|
| Kastabala antik kenti için imza kampanyası. |
|
Aziz bildirdi: "

Doğu Akdeniz Çevrecileri (DAÇE) Osmaniye İl Temsilciliğince, Kesmeburun köyü yakınlarındaki Kastabala Antik Kenti'ni etkileyeceği gerekçesiyle buraya çimento fabrikası kurulmaması için imza kampanyası başlatıldığı bildirildi.
"
|
|
|
|
|
|
| Meclisten Belediyelere müjde! |
|

Belediyeler ve il özel idarelerine, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden pay verilmesini öngören kanun teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
|
|
|
|
|
|
| DÜZİÇİ'NDE AKRABA EVLİLİĞİ SEMİNERİ |
|

İlçemizde Akraba Evliliklerinin Nedenleri ve Sakıncaları Konulu Bir
Seminer Düzenlendi.
|
|
|
|
|
|
| Kasabamızda Yine Kaza Mydana Geldi. |
|

Kasabamızda mahsul vakti olduğu için halkımızı telaş
sarmış ve istenmeyen kazalar baş görtermeye başladı.
|
|
|
|
|
|
| Kadın Doğum Hastahanesi Teknoloji ile Donatıldı |
|
murtaza bildirdi: "

Adının 75 Yataklı Hastane Olmasına Rağmen Çalışmalar Neticesinde 102 Kapasiteye Yükseltilen Osmaniye Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Teknoloji ile Donatılarak Daha Modern Hizmet Vermeye Başladı.
"
|
|
|
|
|
|
Atadan Anılar
| EFELERİN AKŞAMI | Atatürk' ün Ankara ya ayak basışının yıldönümü halkevinde ilk defa kutlanıyordu. Ankaralıların gönülden kopan kadirşinaslığı ile gündüzden beri heyecan içinde olan Atatürk efelerin oyunundan sonra yanına gelmelerini istedi. Efeleri yakınına konmuş iki sandalyeye oturmağa davet etti. -Şimdi size soframdakileri tanıtayım. Bu büyük bir alimdir, tarih yazar ve okutur. Bu büyük bir yazıcıdır, olanı ve olacağı dile getirir. Sofradakilerin hepsi için mahsus iltifat ve mübalağa dolu vasıflar buluyor, keskin, kesin, özlü methiyeler sıralıyordu. Sıra seymenlere geldi onlara döndü ve masadakilere tanıttı: -Bunlar da, bu dünyanın en kahraman milletinin en yiğit insanlarından. Bana gelince, eğer bundan daha iyi tarihimizi bilmesem, bundan daha iyi dertlerimizi dile getiremeseydim, bundan daha iyi asker, bundan daha iyi hatip ve sizden biraz daha yiğit olmasam başınız olmazdım! Bir an başını önüne eğdi, biran yüzünde koyu bir pembelik dolaştı gülümseyerek seymenin birine hitap etti: -Bırak şunu bunu; ne Mustafa Kemal, ne reisicumhur... İkimizde Türk, ikimizde efe... Sen beni bilmiyorsun , ben seni... Dağda karşılaştık; benden korkar mısın, korkmaz mısın -Sayende düşmandan korkmadık ki, senden korkalım. Cevap Atatürk ün hoşuna gitmemişti : düşmandan tabii korkmayacaksın, düşman bir başka, Türk değil ki korkasın gel bakalım, tam efe misin Başını dizine doğru çekti, gel bana desteklik et bakalım, dedi. Ve onun boynuna namlusunu dayadı; duvarın bir yerine nişan almağa başladı kurşun boynunun tüylerini yalayarak geçen seymende hiçbir kımıldama yoktu, oradakiler seymenin korkudan bayıldığını sanıyordu, kurşunlar bitmişti. Seymen doğruldu, yüzünde ne bir pembelik, ne bir sarılık vardı, hiç titremeyen, belki biran gürleyen ve gülen bir sesle: -Kurşunlar bitti mi, paşam diye sordu: Bu yüzdeki huzuru bir anlık bakışla sezen Atatürk seymenin ata kurşunu insana zarar vermez inancı ile öyle dimdik ve sakin kalabildiğini anlamıştı. Birden tabancayı yere attı, gözlerinden iri yaşlar damlıyordu. Hıçkırıklı bir sesle dedi ki: -Demin söylediklerim yalandı, yanlıştı. Ben her şey değilim, ben hiçim. Ben hiç olurdum, eğer bu millet bana böyle inanmasaydı. Bu millet kılı kıpırdamadan benim uğruma canını vermeye hazır olmasaydı, ben hiçbir şey yapamazdım.
| | Atatürk: Denizinden Damlalar, Behçet Kemal Çağlar, sayfa 141-143 | | Atatürk'ün Anıları |
|
|
|
|
|
|

|
Hoş Geldiniz |
|
|
|
|
|
|

|
Üye Menüsü |
|
|
|
|
|
|

|
Anket |
|
|
|
|
|
|

|
Resimler |
|
|
|
|
|
|

|
Günün Sözü |
|
|
|
|
|
|

|
Köşe Yazıları |
|
|
|
|
|
|

|
Günün Hadisi |
|
|
|
|
|
|

|
Reklam |
|
|
|
|
|
|

|
Burası Ellek |
|
|
|
|
|
|